30 Ocak 2011 Pazar

Böbrek Sistemi, Böbreğin Anatomisi ve Fonksiyonu (Word formatında)

Sponsorlu Bağlantılar:

BÖBREK DİSEKSİYONU

Boşaltım Sistemi Aşağıdaki Yapılardan Oluşur:
• İdrarı oluşturan iki böbrek.
• İdrarı böbrekten mesaneye ileten iki ‘üreter kanalı’.
• Bir adet idrar kesesi (mesane: biz idrarı dışarı bırakana dek onu depo eden balon biçimli yapı).
• İdrarı mesaneden vücut dışına gönderen bir adet ‘üretra kanalı’.
• Renal (böbreksel) venler kanı böbrekten götüren kan damarlarıdır.
• Renal (böbreksel) arterler kanı böbreğe getiren kan damarlarıdır.

Böbrek Sistemi
Böbrekler, iki adet fasülye biçimli, yumruk büyüklüğünde organlardır ve kan sıvısının hacim ve kompozisyonunu koruyan, doğru oranda tutan önemli düzenleyicilerdir. Bu düzenleme işini kanı filtre ederek ve seçici geri emilim ile veya kandan filtre edilmiş çözünenleri salgılayarak gerçekleştirirler.
Böbrekler, retroperitoneal organlardır (yani peritoneum’un=karın zarının gerisine yerleşmiş organlardır) ve karın bölgesinin arka duvarında omurganın her iki yanına yerleşmişlerdir. Her bir böbrek yaklaşık 115g-170g ağırlığındadır ve boyu: 11cm, genişliği 6cm ve kalınlığı 3cm kadardır. Sol böbrek diğerinden biraz daha yukarıdadır çünkü karaciğer sağ böbrek üzerine baskı yapıp onu biraz aşağıya iter.

böbrek sistemi

Böbrekler, filtrelyecekleri kanı renal arter vasıtasıyla direkt olarak aorttan alırlar. Kalbin pompaladığı toplam arterial kanın %20–25’ini böbrek alır. Renal ven vasıtasıyla da kan inferior vena cava’ya (alt ana toplar damara) geri gönderilir. Böbreği terk eden idrar (kandan filtrelenen atık maddeler ve su) ureterlerde aşağı doğru gönderilir ve mesanede toplanır. Mesane kasları (detrusor kas), mesane içerisindeki basıncı arttırmadan idrarı burada tutabilme yeteneğine sahiptirler. Bu demektir ki; yüksek basınç renal sisteme zarar vermeden büyük hacimler (700-1000ml) burada depolanabilir. İdrar mesaneden geçtiğinde, mesanenin tabanındaki üretral sfinkter gevşer, mesane kasları kasılır, ve idrar üretra aracılığıyla tahliye edilir.

Böbreğin Fonksiyonu ve Anatomisi
Böbrekler genellikle toksinleri ve metabolik atıkları vücuttan uzaklaştıran filtreler olarak düşünülürler. Fakat bu görevlerinin yanı sıra böbrekler, yerine getirilmediğinde hayatta kalamayacağımız birkaç görev daha üstlenirler.

Böbreğin Başlıca 5 Görevi:

• Kanı temizlemer, atıkları uzaklaştırır, elektirolitleri ve kan basıncını düzenler
• Vücut ağırlığını ve sıvısını kontrol etmek için vücutta su ve tuz dengesini ayarlar
• Bazı hormonları üretip salgılayarak, gerektiği durumda kırmızı kan hücrelerinin üretimini uyarır ve güçlü kemiklerin oluşması için kemiklerdeki Ca miktarını düzenler.
• Kandaki Potasyum, sodyum, kalsiyum ve fosfor miktarını düzenleyerek pH oranını asyarlar
Böbreğin Yapısı
Kesit alındığında, bir böbrek fibröz zarın hemen altında açık renkli bir bölgeye sahiptir; burası -kortekstir- ve bunun iç kısmında daha koyu renkli bir bölge olan-medulla- bulunur. Medulla, renal piramit olarak adlandırılan 8-18 konik kısma ayrılır. Her piramidin üst kısmı korteksle, alt kısmı renal pelvisi oluşturacak olan renal papilla ile bağlantılıdır. Renal pelvis de alt kısmında üreteri oluşturur. Kalikslerin, pelvis ve üreterin duvarları, kasılarak peristaltik hareketle idrarı mesaneye itecek olan düz kaslar ile astarlanmıştır.
Korteks ve medulla nefronlardan oluşur. Nefron, böbreğin fonksiyonel birimidir ve her böbrekte yaklaşık 1.3 milyon kadar nefron bulunur.

böbreğin yapısı

böbrek kesiti

Yukarıdaki resme göre;
1- Parenkima
2- Korteks
3- Medulla
4- Böbreği saran yağ
5- Kapsül
6- Üreter
7- Renal Pelvis
8- Renal damarlar
9- Hilum
10- Kaliks

Parenkima—Böbreğin yoğun kısmıdır, burası boşaltım işleminin yapıldığı kısımdır.
Korteks— Parenkimanın bağ dokudan oluşan dış kısmıdır.
Glomerulus—Kandaki hücreler hariç gerekli veya gereksiz herşeyin filtrelenmesi işleminin gerçekleştiği kılcal damar yumağıdır.
Medulla— Böbrekte atıkların filtrasyon ve yoğunlaştırılmasının meydana geldiği kısımdır. Henle kulpu, proksimal ve distal tüplerden oluşan piramitler burada bulunur.
Nefron—Böbreğin temel fonksiyonel ünitesidir.
Kaliks— Böbrekte idrarın renal pelvise geçmeden önce biriktiği bölgedir.
Kapsül— Böbreği dıştan saran sıkı fibröz telsel zardır.
Pelvis— Böbrekte idrarın toplandığı merkezi sistemidir.
Hilum— Üreter, renal arter ve renal venin böbreğe giriş yaptığı içe çökük bölgedir.
Üreteropelvik Bağlantı— Renal pelvisin üretere dönüştüğü noktadır
Perinefrik Yağ— Kapsülün dışını saran yağ tabakasıdır.
Perihilar Yağ— Renal hilum bölgesindeki yağ tabakasıdır.

böbreğin anatomisi

Nefronun Yapısı
Nefron böbrekte kanın ultrafiltrasyonundan ve onu takip eden filtrelemede bazı ürünlerin geri emilim ile atılımdan sorumlu birimdir. Her nefron şu yapılardan oluşur:
• Filtreleme ünitesi: glomerulus Kalbur benzeri bu yapı sayesinde kandan dakikada 125ml süzüntü oluşturulur. Buradaki filtrasyon kontrolsüzdür. Gerekli gereksiz her şey kandan atılır/süzülür.
• Proksimal Tübül Glukoz, sodyum, vitaminler ve kandaki diğer gerekli çözünenlerin kontrollü emilimi burada gerçekleşir.
• Henle Kulpu Bu bölge idrarın yoğunlaştırılma veya seyreltilmesinden sorumludur. Temelde suya geçirgen olmayan bu bölge sodyum iyonlarını dışarı pompalar, böylece çevresindeki dokuların osmolaritesini değiştirir. Dolayısıyla bunun ardından suya geçirgen toplama kanalında içe veya dışa doğru oluşacak su hareketlerini düzenler.
• Distal Tübül Bu bölge,bağlı olduğu toplama kanalı (collecting duct) ile beraber suyun geri emiliminden sorumludur. Yani, suyun % 99‘u geri emildiğinden dakilada 125 ml idrar oluşmaz aslında. Bu sebeple toplama kanalı ve pelvise oldukça yoğun bir idrar gider.

böbreğin anatomisi

böbreğin görevleri

böbreğin işlevleri

böbrek

Böbreğin Anatomisini Word Dökümanı olarak indirmek için aşağıya tıklayın;
Böbrek Sistemi, Böbreğin Anatomisi İndir

Konuyla ilgili aramalar: böbreğin görevleri , böbrekler ne işe yarar , böbreğin vücuttaki görevi , böbreğin anatmomisi , yapısı , renal nedir (böbreksel) , renal ne demek , nedir

29 Ocak 2011 Cumartesi

Gastrit nedir? Gastrit belirtileri ve tedavisi , neler iyi gelir?

Sponsorlu Bağlantılar:

gastrit nedir, gastrite ne iyi gelir

Gastrit Nedir?
Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Mide iltihabı veya mide nezlesi de denir. Tetikleyici neden­ler : Ağır yemekler, fazla kuru veya sert gıdalar, hamur işleri, tatlı­lar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, düzensiz yemek yeme, çabucak ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar, karaciğer veya safra kesesi hastalık­ları, kalp hastalıkları veya romatizmadır. Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedeni­ni tespit etmek gerekir.

Gastritin Belirtileri : Mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas ve yorgunluk gibi belirti­lerle görülür. Midenin üzerine bastırlınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özel­likle ilkbahar ve sonbahar aylarında artar.

Gastritin Tedavisi : Perhiz ve istirahat şarttır. Hastalığı doğuran nedenler ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler yenilmelidir. Aspirin gibi ilaç­lar kullanılmaz. Yemekler, yavaş yavaş ve iyice çiğnenerek yenir.

Konuyla ilgili diğer kaynaklar:

GASTRİT VE BESLENME

Gastrit her yaşta ortaya çıkabilen bir hastalık­tır ve midenin iltihabı şeklinde tanımlamak doğru olur. Şikayetler sıklıkla, mide bölgesin­de şişlik ve gerginlik, karın ağrısı, bulantı, kusma ve bunlara bağlı olarak iştahsızlık şeklin­de ortaya çıkar. Şikayetleri dayanılmaz durumlara gelmeden doktora başvurmadığın­dan, kendisinde gastrit olduğunu bilmeyen pek çok kişi vardır.

Gastrit yaygın bir hastalıktır aslında. Beslenme dışı etmenlere baktığımızda çürük bir dişimizden yayılan mikropları yutma ya da kanla dolaşan mikroplar gastrit nedenlerindendir. Helicobakter pylori mikrobu vücuda girdiğinde gastrit oluşumuna yol açar, tedavi edilmezse ülser hatta kansere kadar giden sonuçlar doğurabilir.

Vücudumuzda da çeşitli nedenlere bağlı zehirli madde­ler oluşmaktadır . Çeşitli hastalıklar vücutta birtakım zehirleyici madde­ler üretir. Bunlar mide ve bağırsak tarafından zararsız hale getirilir. Fakat bu olay devamlı olarak tekrarlandığın­da, mide ve barsak da bundan zarar görür ve gastrit oluşabilir. Derin yanık­lara bağlı, dokuların parçalanması ve doku proteinlerinin meydana getirdiği zehirleyici madde­ler mide ve onikiparmak bağırsağı yoluyla atıldığı için gastrit oluşumuna bir neden olabilmekte­dir. mide ve bağırsağın herhangi bir besine veya ilaca alerjisi varsa, bu besi­nin tüketimi veya ilacın kullanımı gastrite neden olabilmektedir.

Bilinçsiz antibiyotik ve ağrı kesici kullanımı da gastrite neden olabilmekte­dir. Antiromatizmal grubu ilaçlardan aspirin ve benzeri ağrı kesici­ler mide ve onikiparmak barsağında tahrişe neden olabilmekte, hatta uzun süreli kullanılır­sa kanamaya neden olabilmektedir. Bu grup ilaçları hastalık­ları nedeniyle doktor kontrolünde kullananlara doktorları mutlaka mide koruyucu ilaç da verecek­tir.

Beslenme alışkanlıklarımız da gastrit oluşumun­da ve ya seyrinde çok etkilidir. Gün boyu neler yiyoruz diye gün sonun­da düşünüyor muyuz hiç? Bir gün yiyeceğimiz tüm besinleri yemeyip bir poşetin içine atsak gün sonun­da poşetin içine bakmayı ister miyiz?
İstemeyenler grubundansanız bunu midenize her gün yaptığını­zı hatırlatırım ne yazık ki.
Sabah kahvaltısıyla başlayalım; sağlıklı bir kahvaltı yeri­ne zamanı olmadığı bahanesiyle poğaça tüketen­ler, mayalı ve yağlı bir yiyecekle güne başlayarak ilk saatlerde mide asit oranını arttırırlar. Öğle ve akşam yemeklerinde yağ içeriği yüksek yiyeceklerin tüketilmesi, acı, tuzlu yiyeceklerin sık tüketimi, öğün atlaya­rak diğer öğünde fazla yemek, zamanla mideye zarar vererek gastrit oluşumu­nu tetikler. Öğünlerde yanlış besin tüketimi kadar sık sık gün içinde uzun süre aç kalmakta yanlıştır.

Midemizi korumak için nasıl beslenmeliyiz?

Aç kalmamalıyız; bunun için güne kahvaltıyla başlama­lıyız öncelikle. Poğaça çay ikilisi her gün tüketeceğimiz kahvaltımız olma­malı, poğaça tüketilmesi yasak bir yiyecek değildir elbette fakat sık tüketimi midemize zarar verir­ken, yağ içerinden dolayı vücut ve kan yağlarımız olumsuz etkilenir­ler. Sabah, öğle ve akşam öğünlerini düzenli, benzer miktarlardaki yiyeceklerle, her gün benzer saatler­de tüketmeliyiz. Gün içinde ara öğünler yapmamız bir sonraki öğünde aşırı yemek yememi­zi engelleyecektir. Bu ara öğünlerimizi meyve ile yapabiliriz. Yemeklerle beraber meyve tüketimi yerine yemekten 2 saat sonra tüketilen meyve hem kan şekerimiz dengeler, hem de açlık hissi­ni ortadan kaldırır.

Midemize ilk giren yiyecek veya içecek çok sıcak veya çok soğuk olma­malıdır. Özellikle gastrit oluşmuş kişilerin buna özellikle dikkat etmeleri gerekir. Aç karnına yenilen veya içilen çok soğuk/sıcak yemek/içecekler mideye zarar vermekte­dir.

Asitli yiyecek ve içeceklerin de mideye zarar verdik­leri bilinmektedir. Bu tür yiyecekler arasında portakal, mandalina greyfurt gibi turunçgil­lerle, domates vb. asit içeriği yüksek besinler yer alır. Bu meyvelerin suyunu tüketildiğimiz­de aldığımız asit oranı artacaktır. Yine asitli- kolalı içecekler, hazır meyve suları mideye zarar vermekte­dir. Gastrit oluşmamış kişiler için taze meyve suları sıkıntı yaratmayacak­tır. Önemli olan sağlıklı kişilerde dahi bu grubun sık ve fazla miktarlarda aç karnına tüketil­memesidir.

Sindirilemeyen yiyecekler de gastrit oluştura­bilir. uzun dönem zayıflama diyeti uygulayan bireyler, salata gibi çiğ sebze­leri sık ve uzun süre tüketmekte, bu durum midede harabiyete neden olmaktadır. salata- sebze mutlaka beslenmemiz­de mutlaka yer alması gereken önemli vitamin-mineral ve posa kaynağıdır. fakat her durum için söz konusu olan bir konu: her şeyin fazlası zarardır. Salata­ları yemeklerimizin yanında tüketmek uzun dönemde daha sağlıklı olacak­tır.

Alkol, sigara, koyu çay ve kahve, başta gastrit oluşmuş birey­ler olmak üzere, sık ve/ veya aç karnına fazla miktarlarda tüketmememiz gereken gruptur. Bu grup mideyi uyarıcı, tahriş edici ve mide asit salgısını arttırıcı etki­ler gösterdiğinden, gastrit tedavisinde ve mide koruma diyetlerinde yer almaması gerekmekte­dir.

Tüketilen yiyeceklerin sıklıkla acı baharatlı, tuzlu ve yüksek yağlı olması da mide­nin tahriş olmasına sebep olan, mideyi uyararak şikayetleri arttıran nedenlerindendir. Gastrit oluşmuş kişilerin acı baharat kullanmama­ları, turşu, salamura vb. tuzlu yiyecekler tüketememeleri gerekmektedir. Yağda kızarmış yiyecek­ler, yağlı sos kullanılmış yemekler, mayonez, kaymak, krema gibi yoğun yağ içeren yiyecek­ler, çikolata bildiğimiz gibi yüksek oranda yağ içerirlerken, hazmı zorlaştıran gastrite bağlı şikayet­leri arttıran yiyecek grubudur.

Gastrit tedavisinde besin seçimlerimiz önem taşımakta­dır, yukarıda değinilen noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir. Gastrit oluş­muş bireyler öğün aralarında meyve tüketirken yumuşak, asitsiz meyveleri seçmeli ve kabuk­larını soyarak yemelidirler. Şikayetlerin yoğun olduğu dönemlerde mümkün olduğunca çiğ sebze ve meyve tüketil­memesi daha doğru olur. Kişileri, yoğurt ve süt bazı durumlarda rahatsız ede­bilmektedir. Buna benzer sizi rahatsız eden yiyecekleri tüketimlerinizdeki şikayetlerini­ze bağlı bir süreliğine diyetinizden çıkarabilirsiniz. Sebze, meyve ve süt grubu, şikayetleri arttırması nedeniyle tüketilmediğin­de vitamin-mineral eksiklikleri ortaya çıkabileceğini unutmamalıyız. Diyetimize ek olarak doktor kontrolünde alacağımız vitamin grup­ları, gastrit tedavisinde de büyük yarar sağlayacak­tır.

Gastrite bağlı sık görülen şikayetlerden biri de mide­de şişkinlik hissidir. Ne yesem midemde şişkinlik ve gaz hissediyorum diyerek yemek yemekten uzak­laşan, öğünlerini makarna veya pilav yiyerek geçirenler dengesiz beslenme durumun­da kalırlar.

Şeker hastalığı olmayanlar güne, bir bardak ılık su­ya 1 çay kaşığı bal ekleyerek başlayabilirler, bunun midelerini rahatlattığını görecekler­dir.
Sabahları az yağlı beyaz peynir , beyaz ekmek, şekere bağlı bir hastalığı olmayan­lar bir tatlı kaşığı bal tüketerek, yanında açık çay veya bitki/ meyve çayların­dan içerek kahvaltı yapmaları sıkıntı yaramayacaktır.

Öğle ve akşam yemeklerinde yayla, şehriye gibi gaz yapmayan çorba­lar, iyi pişmiş-gaz yapmayan sebze yemekleri ( karnabahar, brokoli kereviz, turp vb. sebzeler dışındakiler), veya ızgara/ haşlama/ buğulama/ fırın yöntemlerin­den biri kullanılarak pişirilmiş et yemekleri, az yağlı pilav veya makarna, beyaz ekmek gruplarını tükete­bilirsiniz. Meyveleri kabuksuz olarak, şikayetlerin çok yoğun olduğu dönemlerde fırında pişirerek veya komposto şeklinde ara öğünlerinizde tüketebilirsiniz. Ara öğünleriniz­de bir dilim ekmek , beyaz peynir ve bitki çayları ile küçük bir kahvaltı da yapmanız uygun­dur
.
Yukarıda bazı örneklerini verdiğim yiyecek­lerin kişiye özel yiyecek seçimleri ve miktarları ile planlanması ve gastrite yönelik diyet tedavisi için diyetisyene başvurmanız önemli­dir.

Konuyla ilgili aramalar: gastrit nedir , gastrite ne iyi gelir , gastrit nasıl geçer , gastrit tedavisi

Ağız kokusunu ne geçirir, ağız kokusunu gidermek, nefes kokusu

Sponsorlu Bağlantılar:

Ağız kokusunun giderilmesinde yapılacak iki temel şey var­dır: Birincisi, ağız içinde kokuya neden olan gazla­rın yıkanması; ikincisi ve daha da önemli olanı bu gazların oluş­masına neden olan bakteri­lerin yok edilmesidir. Yani ağız hijyeni­nin tam olarak sağlanmasıdır.

Diş fırçalama ve dil temizliği tam süreli yapıl­malı (yaklaşık 3 dakika), buna ek olarak alkol içermeyen gargaralar kullanıl­malıdır. Al­kollü gargaralar ağız kuruluğuna neden olan koku­lara uygun ortam oluştururlar.

Ağız kokunuzun olup olmadığını bir-iki küçük yöntemle anlaya­bilirsiniz. Kokusuz bir diş ipi ya da kürdan ile büyük azı dişlerinizin ara yüzü­nü diş duvarlarına baskı uygulayarak temizlemeye çalı­şın. Bu işlemden sonra bir süre bekle­yip diş ipini ya da kürdanı koklayın. Yine dilini­­zi iyice dışarı çıkarıp dil kökünü gazlı bir bez ya da abestan (muayene sırasın­da kullanılan tahta çubuk­lar (dil basacağı)) ile sıyırın. Bir süre bekle­yip silme işleminde kullandığınız aletleri kokla­yın. Her iki durumda da koku alıyorsanız, ağız kokusuyla başı­nız belada diyebiliriz. Bu koku testini, yakınla­rınızın suratına hohlayarak yapmanızı tavsiye etmiyoruz.

Ağız Kokusu Tedavisi:

Kısaca maddeleyecek olursak, uzun süren ağız koku­nuz varsa ve bir an önce bunu ortadan kaldırmak istiyor­­sanız:

1. Ağızda tespit edi­len çürük, kırık dolgu, dişeti cebi, hatalı protez gibi bütün koku kaynaklarını tedavi etti­rin.

2. Günde en az 2 defa yakla­şık 3 dakika etkili bir bi­çimde dişlerinizi fırçalayın.

3. Dil temizliği konusuna gereken önemi verme­lisiniz. Dil temizliği ağız kokusunda çok önemli bir yere sahiptir. Özel dil temizleyicileri ya da diş fırçası kullanılarak mut­laka dilin arka kısımları günde bir kez temizlen­melidir.

4. Çay ve kahve türünden içecek­leri mümkün oldu­ğunca az tüketin. Çünkü bunlar ağız ortamındaki ancorop mikrop üremesi­ni artırır.

5. Sigara, alkol ve baharatlı gıdalar kontrollü kullanıl­­malı, hatta kullanıl­mamalıdır.

6. Kalan proteinler bakterilerin etkisiy­le kokulu gazla­ra dönüştüğü için süt içtikten ya da süt ürünleri yedikten sonra dişlerinizi mutlaka fırça­layın.

7. Şekerli gıdalar da aynı şekil­de bu gazları üretmekte hammadde olarak kullanılır. Bu tür gıdalar alındıktan son­ra da günlük fırçalamaya ek olarak ağız hemen temizlenip kalan artık­lar ağızdan uzaklaştırıl­malıdır.

8. Ağız kuruluğuna neden olduğunu hisset­tiğiniz bir ilaç kullanıyorsanız doktorunuza danışarak bunu değişti­rin, değiştiremiyor­sanız yan etkileri için doktorunuzdan durumunuza uygun tavsiyeler alın. Hiç­biri olmuyorsa günde on bardak su içerek ağızda oluşan kuruluğun olumsuz etki­lerini azaltmaya çalışın.

9. Şeker içermeyen ksılitol gibi tatlandırıcı içeren sa­kız­lar çiğneyin. Çiğneme tükürük akışınızı uyarır ama şe­kerli sakız çiğner­seniz durumu daha da kötüleştirir­siniz. Şekersiz sakızlarla gün içerisinde tükürüğünüzün daha fazla üretilmesine yardımcı olur­sunuz.

Ağız kokusunu gidermekle ilgili başka kaynaklar:

Ağız kokusu biz bayanlar için gerçekten bir kabus gi­bi. Düşünsenize eşinizle veya flörtünüzle beraber­siniz ve yüz yüze konuşuyorsunuz, erkek arkadaşınız bir anda yüzünü çevir­meye başlıyor ya da romantik bir ortamda tam öpüşmek üzere­siniz ki o iğrenç koku partnerinizi sizden bir anda uzaklaştırı­yor. İşte ortamın bütün romantikliği ve büyüsü bozuldu. Hiç kimse bir buluşma önce­si bunları düşünmek bile istemez.

Sevgili bayanlar ağzınızın koku yaptığını siz bilemez­siniz. Çünkü size doğal gelebilir. Bunu ancak ağzınızı yakından kokla­yan bir yani nefesinizi koklayan birisi bile­bilir. Ağız kokusunun pek çok nedeni olabilir. Diş çürükleri başta olmak üze­re, mide ve karaciğer rahatsızlıkları, bademcik iltihabı gibi rahatsızlıkla­ra bağlı ağız kokusu oluşabilece­ği gibi soğan sarımsak yenmesi veya sigara içilmesi de ağız kokusuna yol aça­bilir.

İşte bu istenmeyen kötü nefes kokularından kurtulmak isterse­niz öncelikle ağzınızı ve dişlerinizi ferahlatıcı bir diş macunu ile fırçalama­lısınız. Piyasa da ağız kokusu giderici pek çok ürün bulunmaktadır, bunlardan temin ede­bilirsiniz. Yok ben doğal yöntemlerle ağız kokusun­dan kurtulacağım derseniz, size ağız ve nefes kokusuna iyi gelen ve bu koku­ları gideren bazı şifalı bitkiler önere­bilirim.

Ağız ve nefes kokusuna iyi gelen en ünlü bitki türü karanfil­dir. Karanfil bu konuda o kadar ünlüdür ki lokantaların gözdesidir. Lokanta­lar müşterilerine yemek sonrası ağız kokusunu giderici karanfil ikram eder­ler. Ağız kokusunu gidermek için soğan ve benzeri gıdalar yendikten sonra bir adet karanfil ağız­da çiğnenebilir. Naneli sakız çiğnenirse ağız kokusunu ön­ler. Kötü nefes kokusu için 250 gr. bal,5 gr. çörekotu,5 gr.anason karıştı­rılıp macun haline getirilip bundan günde bir çorba kaşığı tüketile­bilir.

Konuyla ilgili aramalar: ağız kokusunu gidermek , ağız kokusu nasıl giderilir , ağız konusunu ne geçirir , nefes kokusu nasıl giderilir , nefes kokusu nasıl önlenir

27 Ocak 2011 Perşembe

Teşhis Kısaltmaları Listesi SUT 2008 (Sağlık Uygulama Tebliği)

Sponsorlu Bağlantılar:

2008 Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) Ekindeki Teşhis (Tanı) Kısaltmaları Listesi

1- Tüberküloz Tbc, TB
2- Kanser Ca
3- Kronik Böbrek Hastalıkları, KBY
4- Kronik Renal Yetmezlik KRY
5- Organ ve Doku Nakli Tx
6- Myokard Enfarktüsü MI
7- Kalp Yetmezliği KY Konjestif Kalp Yetmezliği KKY
9- İskemik Kalp Hastalığı İKH
10- Koroner Arter Hastalığı KAH
11- Koroner Arter BypassGraft CABG
12- Mitral Valf Replasmanı MVR
13- Aortik Valf Replasmanı AVR
14- Hipertansiyon HT
15- Hiperlipidemi HL
16- Akut Romatizmal Ateş ARA
17- Pulmoner Hipertansiyon Pulm.HT
18- Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalıkları KOAH
19- Ailevi Akdeniz Ateşi FMF
20- Diabetes Mellitus DM 2
21- Trombotik Trombositopenik Purpura TTP
22- Akut Lenfoblastık Lösemi ALL
23- Kronik Lenfositik Lösemi KLL
24- Akut Mıyoloblastık Lösemi AML
25- Kronik Miyelositik Lösemi KML
26- Myelodisplazik Sendrom MDS
27- Sistemik Lupus Eritematozus SLE
28- Derin Ven Trombozu DVT
29- Osteoartrit OA
30- Poliarteritis Nodosa PAN
31- Subakut Sklerozan Panansafalit SSPE
32- NonHodgkın Lenfoma NHL
33- Multiple Skleroz MS
34- Polikistik Over Sendromu PCOS
35- Pelvik İnflamatuar Hastalık PID veya PEH
36- Romatoit Artrit RA
37- Serebrovasküler Hastalık SVH, CVH
38- Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu ÜSYE
39- Alt Solunum Yolu Enfeksiyonu ASYE
40- Akut Gastroenterit AGE
41- Gastroözafagial Reflü Hastalığı GÖRH
42- Peptik Ülser P.U. , P.ULCUS
43- Helicobacter Pylory HP, H.PİLORİ
44- İnflamatuar Barsak Hastalığı İBS
45- ObsesifKombulsif Bozukluk OKB
46- Şizofrenia SCH
47- Tinea Pedis T.PEDİS
48- İnsan İmmun Yetersizlik Virüsü HIV, AİDS
49- Bening Prostat Hiperplazisi BPH
50- Üriner Enfeksiyon Ü.ENF, İYE
51- İnvitro fertilizasyon IVF
52- Akut Otitis Media AOM
53- Kronik K. Kr.
54- Yumuşak Doku Enfeksiyonu YDE
55- Akut A.

Konuyla ilgili aramalar : tanısı nedir , teşhisi nedir , ne demek , açılımı nedir , hangi tanıdır

Ağız Kuruluğu, Ağız Kuruması: Ne iyi gelir? Nedenleri?

Sponsorlu Bağlantılar:

Ağız Kuruluğu :

ağız kuruluğu

Diş hekimliğinde 'Xerostomia' diye adlandırılan ağız kuruluğu, tedavi edilmediği taktirde ciddi sorunlara yol açabilmektedir.

Günlük yaşamda önemsenmeyen bu sorun, beraberinde diş çürükleri, dişeti iltihaplanmaları ve beslenme bozuklukları gibi hastalıklara yol açabiliyor.

Diş Hekimi Altuğ Serçe, sorunun kayna­ğını ve çözüm önerilerini şöyle özetledi:

"Tükürük bezlerinin yetersiz çalışması ağız kuruluğuna (xerostomia) yol açmakta­dır. Tükürük miktarındaki yetersizlik dolayısıy­la diş yüzeyinde aşırı miktarda gıda ve bakteri plağı birikmesi meydana ge­lir.

Bu da diş çürükleri, dişeti iltihaplanma­ları ve beslenme bozukluklarına ne­den olur. Ayrıca ağız kuruluğu, çiğneme ve yutma güçlüğü­ne neden olduğu için beslenme bozukluk­ları da oluşur."

Yan etki olarak ortaya çıkı­yor:

Ağız kuruluğu, tansiyon, alerji, antidepresan, ağrı kesici gibi ilaç­ların kullanımı ile radyoterapi ve kemoterapinin yan etki­si olarak ortaya çıka­biliyor.

Kişide devam eden boğaz ağrısı, dilde yanma, sık susa­ma, ağız kokusu, konuşma güçlüğü, protez kullanmada güçlük, tat bozukluğu, dudak ve dudak kenarların­da çatlama gibi belirtiler­le ortaya çıkıyor.

Tükürük miktarındaki yetersizlik, tükürük yapısın­da bulunan kalsiyum ve fosfat gibi bazı minerallerin de azalmasına yol açar­ken, bu minerallerin azlığı diş çürüklerinde artı­şa neden oluyor. Ağız kuruluğu bu nedenle hafife alın­mamalı ve mutlaka bir diş hekimine başvurul­malıdır."

Ağız kuruluğunun nedenleri:

Biyolojik yaşlılık: Etkili bir faktör, tek başına etki­li değil.

Sistemik hastalıklar: Romatizmal hastalık­lar

Bağışklık sistemi hasarı (AIDS), Hormonal bozukluk­lar (Şeker hatalığı), Nörolojik bozukluk­lar (Parkinson)

Çiğneme kabiliyetinin azalma­sı

Tükürük bezlerinin cerrahi olarak çıkarılma­sı

Radyoterapi (Radyasyon tükürük bezlerin­de kalıcı hasar yapar)

İlaçlar (400'ün üstünde ilaç türü ağız kuruluğu yapar: deconjestanlar, diüretikler, tansiyon ilaçları, antidepresan­lar, antihistaminik­ler)

Kafein ve alkol tüketi­mi

Ağız kuruluğu nasıl önlenir?

Sık sık yudum yudum su içilmeli. Gece yatarken yanında sıvı içecek, su bulundurul­malı

Şekersiz sakız çiğnen­meli

Sigara, alkol, şekerli yiyeceklerden uzak durul­malı

Yaşanılan mekanın nemi ayarlan­malı

Gerekirse eczanelerden temin edile­bilen yapay tükürük tabletleri kullanıl­malı

Bakteri plağı kontrol altına alın­malı

Floridli diş macunu, jel, gargara kullanıl­malı

C vitamini kullanıl­malı


CNN

Konuyla ilgili aramalar: ağız kuruluğu , ağız kuruması , çözümü , tedavisi , ne yapılmalı , ağız kuruluğuna ne iyi gelir , yapılması gerekenler , ağzım kuruyor , ağzım sürekli kuruyor , ağız kurumasının nedenleri , sebepleri , ne yapılmalı , ne sebep olur , ağız kuruluğu nasıl geçer

26 Ocak 2011 Çarşamba

Yoğun Bakım Sorumlu Hemşiresi Görev Tanımı - Görev ve Yetkileri Nelerdir?

Sponsorlu Bağlantılar:


Statüsü                       : Memur

Ünvanı                        : Yoğun Bakım Sorumlu Hemşiresi

Bağlı Olduğu Birim   : İdari Olarak               à         Başhemşire
                                      İşleyiş Olarak            à        Yoğun Bakım Sorumlu Hekimi

Bağlı Çalışanlar         : Yoğun Bakım Hemşiresi, Yoğun Bakım Temizlik Personeli

Yetkinliği:
Ø       Lisans mezunu olmak.
Ø       En az üç yıl yoğun bakım hemşireliği deneyimi ve 1 yıl benzer bölümde çalışmış  olmalı
Ø       Mezuniyet sonrası ileri düzeyde yoğun bakım hemşireliği sertifika eğitimi almış olmalıdır.
Ø       Başhemşire tarafından görevlendirilir.

Görev ve Sorumluluk ve Yetkileri:

Sorumlulukları
Ø       Yoğun bakım hastalarının bakımı ve güvenliğini sürekli, 24 saat sağlamak amacıyla tüm yoğun bakım hemşirelik uygulamalarını, bakım yönetimi girişimlerini ve diğer yönetim aktivitelerini planlamak, idare etmek, koordine etmek ve değerlendirmekten, hastane politika ve prosedürlerinin geliştirilmesi ve uygulanması ile ilgili kararlara katılmaktan, performansı arttıracak şekilde tüm personel ile yapıcı ve açık iletişimi sürdürmekten sorumludur.
Ø       Kurumun ve başhemşirenin belirlediği politika, hedef, kural ve düzenlemeler doğrultusunda yoğun bakım hemşirelik hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumludur.

Görevleri
Ø       Başhemşirelik tarafından belirlenmiş, politika, hedef, kural ve düzenlemelere uymak /uyulmasını sağlamak.
Ø       Hizmet sunumu ile ilgili politika / prosedürlerin geliştirilmesi ve uygulamaya sokulması çalışmalarına katılmak.
Ø       Acil durumları saptayarak kurum politikalarına uygun şekilde girişimde bulunmak, kayıt etmek, acil
       müdahale malzemelerinin kullanıma hazır tutulmasını sağlamak,
Ø       Kendine bağlı çalışanların çalışma düzenini sağlamak,
Ø       Kendine bağlı personelin sorun ve şikayetlerine çözüm arar.çözümlenemeyen sorunları ilgili yerlere iletir.
Ø       Araç ve gereçlerin sayı ve niteliklerini değerlendirmek, yeterliliğini sürdürecek şekilde planlamalar yapmak.
Ø       Ünitenin malzeme ve ilaç teminini sağlamak,
Ø       Hekimlerin öngördüğü tedavi planını uygulamak,
Ø       Tanı ve tedavi amaçlı girişimler için hastayı hazırlamak, ilgili hemşirelik işlevlerini yerine getirmek, işlem sonrası izlemek,
Ø       Hekim vizitlerine katılarak bilgi alış verişinde bulunmak.
Ø       Servis vizitlerinde hasta bakımı ve gereksinimleri ile ilgili bilgi vermek, gelişmeleri izlemek.
Ø       Yoğun bakım ekibi, hasta ve hasta yakınları ile işbirliği sağlamak ve iletişimi geliştirmek,
Ø       Hasta ziyaretlerinin hastane kurallarına uygun olmasını, hastalara zarar verilmeyecek biçimde yapılmasını sağlamak.
Ø       Hastaya güvenli bir ortam sağlamak,
Ø       Hastaların semptom,tepki ve gelişimi hakkında doğru rapor verilmesini, kayıtların tutulmasını sağlamak.
Ø       Yoğun bakım ünitesinde gerekli malzemelerin yeterli ve çalışır durumda olduğunu kontrol etmek,
Ø       Gürültü, ışık, ısınma, havalandırma gibi çevresel uyaranlara kontrol altına almak,
Ø       Hemşirelik öyküsü almak; hemşirelik tanısı koymak; kaydetmek, hemşirelik ekibinin diğer üyeleri ile işbirliği yaparak hasta bakım planını hazırlamak, uygulamak ve uygulanmasını sağlamak,
Ø       Bakım sonuçlarını değerlendirerek gerektiğinde yeni gereksinim ve sorunlara yönelik bakım planını gözden geçirmek ve yeniden düzenlemek,
Ø       Hemşirelik uygulamasının her aşamasını zamanında ve eksiksiz olarak kaydetmek,
Hekimin yazılı ve imzalı istemini, planlanan tedaviyi hemşire gözlem formuna kaydetmek ve uygulamak,

Ø       İlaçların etki ve yan etkilerini izlemek, kaydetmek,
Ø       Hasta vizitleri yaparak hastaların durumunu izlemek, ekiple ( diyetisyen, fizyoterapist vb.) bilgi alışverişinde bulunmak,
Ø       Yoğun bakım enfeksiyonlarının gelişiminin önlenmesi için gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak,
Ø       İzolasyonu gereken hastalar için gerekli tedbirler almak,
Ø       Hastaya uygulanan bakım ve tedavi ile ilgili uygulamalar ve gözlemlere ilişkin hemşirelik nöbet ve kayıtlarını nöbet değişimlerinde yazılı ve sözel olarak teslim etmek,
Ø       Yoğun bakım ünitelerinde kullanılan skorlama sistemlerini uygulamak ve değerlendirmek,
Ø       Yeşil reçeteli  ilaçların güvenli ve kontrollü bir şekilde kullanılmasını denetlemek. Saklanması,teslim alınması sorumluluğuna sahiptir.
Ø       Hastaların monitarizasyonu, ekg takibi ve yorumlaması (aritmi, fibrilasyon, extrasistol vb.), acil durumlarda hekimle işbirliği sağlayarak temel / ileri yaşam desteğinin uygulanması ve uygun hemşirelik aktivitelerinin yerine getirilmesini sağlamak,
Ø       Aspirasyon, oksijen tedavisi, kan gazı izlemi, vücut pozisyonları, genel vücut bakımı, postural drenaj, aseptik uygulamalar (sonda-katater bakımı vb.) gibi temel girişimsel uygulamalara yönelik uygun hemşirelik aktivitelerini planlamak, uygulamak ve değerlendirmek,
Ø       Sıvı-elektrolit ve asit baz dengesine yönelik mevcut ve olası sorunların dikkate alınarak uygun hemşirelik bakımını planlanmak, uygulamak ve değerlendirmek,
Ø       Bası yaraları, risk faktörleri, prognoz üzerindeki etkilerinin değerlendirilerek gelişiminin önlenmesi için uygun hemşirelik yaklaşımını sağlamak, oluşması halinde uygun hemşirelik bakımını planlamak, uygulamak, değerlendirmek,
Ø       Nörolojik hastalıkları olan (anevrizma, kibas, svo vb.) ve bilinci kapalı olan (intrakraniyal kanama vb.) hastaların izlemi ve uygun pozisyonunu sağlamak, nörolojik değerlendirmeleri yapmak,
Ø       Hastanın ameliyat sonrası hemşirelik bakımını planlamak, uygulamak ve değerlendirmek,
Ø       Hastanın insizyon bölgesi bakımını yapmak, gelişebilecek komplikasyonların (enfeksiyon, kanama vb.)izlenmesi, alınacak önlemlere ilişkin hemşirelik bakımını planlamak,
Ø       Hastaların beslenme gereksinimlerini belirlemek (enteral ve parenteral beslenme) gereksinimlerine göre hemşirelik bakımını planlanmak ve uygulamak, beslenmede kullanılan cihazların sterilizasyonunun devamlılığını sağlamak,
Ø       Kan ve kan ürünleri transfüzyonunda ürün bilgilerinin kontrolünü sağlamak, komplikasyonlarını izlemek ve alınacak önlemlere ilişkin hemşirelik yaklaşımını geliştirmek,
Ø       Ekip işbirliği çerçevesinde hasta yakınlarına, sınırları hekimle birlikte önceden belirlenmiş olarak hastalık, tanı ve tedavileri hakkında bilgilendirmek,
Ø       Yoğun bakım hastaları ile hasta yakınlarının psiko-sosyal problemlerine uygun hemşirelik yaklaşımını sağlamak,
Ø       Eğitim hemşiresi ile işbirliği yaparak hemşirelerin eğitim gereksinimlerine yönelik önerilerde bulunmak, hizmet içi eğitimlere katılmasını sağlamak.
Ø       Yoğun bakımda yeni çalışmaya başlayan hemşire ve personelin oryantasyonuna yardımcı olmak.
Ø       Tüm uygulamaları etik kurallara uyarak hasta hakları doğrultusunda yapmak, yapılmasını sağlamak, gerekli  durumlarda müdahale etmek,
Ø       Terminal dönemdeki hastaya ve ailesine destek sağlamak,
Ø       Hastanın ölümü halinde hastaya ait ilaç kartlarının, kullanılmamış ilaçların eczaneden iptalini gerçekleştirmek, hazırlığının yapılıp morga gönderilmesini sağlamak,
Ø       Teknik işler için ilgili bölüm yöneticisine haber vermek.
Ø       Personele  acil malzemelerin çalışma, bakım, bulundukları yerler ve acil durumlarda  yapılacak işlemler hakkında bilgilerini tazelemek için eğitim imkanı sağlamak.
Ø       Yoğun bakımın temiz,düzenli ve gerekli malzemelerle dolu olmasını sağlar.
Ø       Yoğun bakımın iş veriminin değerlendirilmesini yapmak.


Konuyla ilgili aramalar: yoğun bakım sorumlu hemşiresi görevi nedir , yoğun bakım sorumlu hemşiresi görev tanımı , yoğun bakım sorumlu hemşiresi görev ve yetkileri nelerdir , yoğun bakım sorumlu hemşiresi sorumlulukları

--> HASTANE GÖREV TANIMLARI ANA SAYFASINA DÖN <--

Yoğun Bakım Sorumlu Hemşiresi Görev Tanımını İndir

Aşı Hemşiresi Görev Tanımı (Görev ve Yetkileri Nelerdir)

Sponsorlu Bağlantılar:


Statüsü                       : Memur - 4/B Sözleşmeli Personel

Ünvanı                        : Aşı Hemşiresi

Bağlı Olduğu Birim   : İdari Olarak            à         Başhemşire
                                      İşleyiş Olarak         à      Poliklinikler Sorumlu Başhekim Yardımcısı,
                                                                              Poliklinikler Sorumlu Başhemşire Yardımcısı
Bağlı Çalışanlar         :

Yetkinliği:  En az Sağlık Meslek Lisesi mezunu olmak.

Görev ve Sorumlulukları:

Sorumlulukları
Ø        

Görevleri
Ø       Doktor reçetesiyle gelen hastaların aşılarını yapmak.
Ø       Aşı kayıt defterine ve eczane defterine kayıtlarını yapmak.
Ø       Aşı kartı yazmak.
Ø       Aşı kartında yazılan tarihler doğrultusunda aşıları yapmak.
Ø       Sahipli hayvan ısırıklarında 3 doz kuduz aşısı yapmak.
Ø       Sahipsiz hayvan ısırıklarında 5 doz kuduz aşısı yapmak.


Konuyla ilgili aramalar: aşı hemşiresi görevi nedir , aşı hemşiresi görev tanımı , aşı hemşiresi görev ve yetkileri nelerdir , aşı hemşiresi sorumlulukları

--> HASTANE GÖREV TANIMLARI ANA SAYFASINA DÖN <--

Aşı Hemşiresi Görev Tanımını İndir